Sohbet, Bedava sohbet, Sohbet odalari, Chat, Canli Sohbet, cet, siber alem sohbet,sohbetci, alemsohbet, sohbet odalari, sohbetim, muhabbet, islami sohbet

     Nickinizi yazip sohbete baslayin 
 
 
sohbet


Archive for the ‘cinsel bilgiler’ Category


İlişkilerde Ateşi Kaybetmemek İçin 6 Öneri

Verdiğim 6 minik öneri ile ilişkinize ateşinizi kazandırmanız mümkün.

Seksi Akışına Bırakın: Cinselliği her zaman zaman, mekan ve koşulların uygun olduğu anda yaşayamazsınız. Çok yorgun olsanız da, kendinizi bakımsız hissetseniz de bazen kendinizi kendiliğinden gelişen karşılıklı istekler oluştuğunda bunun keyfini çıkarın.

Yatak odanıza stresi sokmayın: Yüksek stres düzeyi, gerginlik, endişe hali, öfke sertleşme sorunu, erken boşalma, cinsel isteksizlik gibi pek çok cinsel soruna zemin hazırlıyor. Cinsellikte hayatınızın streslerini bir kenara bırakmayı deneyin. Gerekirse bir stres yönetim uzmanından, yoga ve meditasyon gibi gevşeme tekniklerinden yardım alın.

Önce ilişkinize odaklanın: Kaliteli bir cinsel yaşam için öncelikle sevgi, saygı ve anlayışa dayalı, kaliteli bir beraberlik gerekir. Bu yıl önce ilişkinize, sevgiye, aşka odaklanın. Eşinize, sevgilinize, partnerinize duygu ve düşüncelerinizi açıklıkla ifade edin.   Cinsellik esnasında sevdiğiniz ve tercih ettiğiniz davranışları partnerinize doğru bir şekilde aktarın. Eşinizin de ihtiyaç ve tercihlerini öğrenin. Ona sürprizler hazırlayın.

Ondan kaçmayın, konuşun: Cinsel bir sorununuz olduğunda bunu partnerinizle paylaşmaktan kesinlikle kaçınmayın. Cinsel sorunların çiftleri birbirinden uzaklaştırdığı biliniyor. Cinsel problemler bazen ilişki sorunlarının ana nedeni bazen de sonucu oluyor.   Sebep ne olursa olsun onunla konuşun, paylaşın, anlatın. Cinsel sorununuzun sizi soğutmasına izin vermeyin. Gerektiğinde profesyonel yardım alın.

Dış görünüşe sadece gereği kadar önem verin: Yılların vücudunuza getirdiği değişimler ve   ideal imaj takıntısı özgüveninizi zedeleyip sizi cinsellikten uzaklaştırabilir. Ancak zihinsel ve ruhsal çekimin en az fiziksel çekim kadar önemli olduğunu unutmayın. Dış görünüşünüze özen gösterin ancak aşırı takıntılardan kaçının.

Eğlenmek te seksin bir parçası, unutmayın: Sekste çekincelere yer yoktur: Seksin korkutucu çekince içinde değil, samimi ve açık olarak konuşulması mutlu bir cinsel yaşam için bir gerekliliktir. Çiftler birbirine hoşlandığı şeyleri söyleyebilmeli, kendini seks sırasında iyi ve rahat hissetmeli, seksin bir performans gösterisi veya ‘normal’ olması gerektiğini düşünmemelidir. Bu da ancak karşılıklı konuşarak mümkün olur.


Aldatmaya işaret 10 kehanet

Amerikan haber sitesi Daily Beast, çeşitli araştırmalara dayanarak partnerinizi aldatıp aldatmayacağınızı öngörebilmenin yollarını derledi. İşte o liste:

Büyük bir şehirde yaşıyorsanız aldatma riskiniz yüzde 39 daha yüksek.

Yılda 75 bin dolardan çok kazanıyorsanız, aldatma ihtimaliniz 30 bin dolardan az kazananlara oranla yüzde 150 daha fazla.

Kocanız zamanının yüzde 10′undan azını size ayarıyorsa, onu aldatma ihtimaliniz yüzde 10 artıyor.

Her gün cinsel ilişki düşünüyorsanız aldatma riskiniz yüzde 22 artıyor.

Partnerinizle evlenmeden önce beraber yaşadıysanız birinizin diğerini aldatma oranı yüzde 39.

İkiz kardeşiniz parnerini aldattıysa, aldatma ihtimaliniz yüzde 200 artıyor.

Dini seremonilere hiç katılmıyorsanız, aldatma ihtimaliniz bu törenlere katılanlara kıyasla yüzde 250 daha fazla.

Üniversite dereceniz varsa, liseyi bitirmeyenlere oranla aldatma riskiniz yüzde 175 çıkıyor.

Porno izliyorsanız aldatma ihtimaliniz yüzde 300.

Erkekseniz sadakatsiz olma ihtimaliniz yüzde 7 daha fazla.


Seksin getirdiği mucizeler

Bilim adamları, düzenli bir cinsel yaşamın uzun ve mutlu bir hayatın kapısını aralayacağını söylüyor. Araştırmalara göre seks, sağlık için birçok ilaçtan bile daha ‘olmazsa olmaz…’ İşte, düzenli seksle gelen mucizeler:

Kansere karşı korur: Haftada beşten çok seks yapan erkeklerde prostat kanseri riski üçte bir azalıyor. Cosmotürk’teki habere göre, bilim adamları, bunu kansere neden olan maddelerin meniyle birlikte atılmasına bağlıyor. Kadınların da düzenli seks sayesinde meme kanseri riskini azaltabileceği belirtiliyor.

Doğal ağrı kesicidir: Araştırmalar, seks yapmanın migren ağrılarını yok etmeye yardımcı olduğunu gösteriyor. Cinsel ilişki sırasında, beyindeki ağrıları kesen bölgede aktivite artışı yaşanıyor. Kadınların cinsel ilişki sırasında salgıladıkları ekstra östrojen regl dönemi ağrılarını hafifletiyor.

Genç gösterir: 3 bin 500 kişi üzerinde 10 yıl boyunca yapılan bir araştırma, haftada en az üç kez seks yapanların daha az yapanlara oranla 10 yaş genç göründüğünü gösterdi.

Depresyona iyi gelir: Güvendikleri partnerle prezervatif kullanmaksızın cinsel ilişkiye girmek, kadınların depresyona girme ihtimalini azaltıyor. Bilim adamları, spermde bulunan prostoglandin hormonunun depresyona yol açan hormonların dengelenmesine yardımcı olduğunu belirtiyor

Kalbe yararlı: Haftada iki veya daha fazla seks yapan erkeklerde kalp krizi riski yarı yarıya azalıyor. Orgazm sayısı arttıkça ömür de uzuyor

Yaraların kapanmasına yardımcı olur: İsveç’te yapılan bir araştırmada, seks sırasında salgılanan oksitosin hormonu enjekte edilen deney hayvanlarının yaralarının diğerlerine göre iki kat hızlı iyileştiği görüldü

İyi bir egzersiz: Her cinsel ilişkide ortalama 200 kalori yakılıyor. Tahrik durumunda nabız dakikada 70′den 150′ye çıkar. Kaslar çalışır; karın, bacak, kol ve kalça sıkılaşır

Direnci artırır: Haftada bir-iki kez seks yapmak, virüslere karşı savaşan ve bağışıklık sistemini güçlendiren immunoglobin A antikoru seviyesini yüzde 30 artırıyor




Erkek Adamın İlk Cinsel Deneyimleri

ilk kez ne zaman öpüştün? Ya da ilk kez ne zaman terkedildin? İlk platonik aşkın ve aldatman ne zamandı?  Aşk ve cinsellik hayatından ilkler neler? Biraz hatırlaman gerekecek!

İlkler bilirsiniz ki hiçbir zaman unutulacak gibi değildir. Özellikle de iş, aşk ve cinsellik konusu olunca insan kolay kolay unutamıyor. AskMen Türkiye ve benderimki.com işbirliğiyle hazırladığımız dev anket sonucunda erkek adama aşk ve cinsellik hayatıyla ilgili ilklerini sorduk.

Anketimize toplam 5582 kişi katıldı. Geniş kapsamlı bu araştırmamız sonucu ortaya erkek adamın ilk sırları çıkmış oldu.

İlk öpüşme ortaokul ve lise

“İlk öpüşmeni ne zaman yaşadın?” sorusunu erkeklere yönelttiğimizde %33′lük bir oranla 15-18 yaş arası sonucu ortaya çıktı.

Cevaplar                 Yüzde    Sayı
12 yaşından önce    14,0%    426
12-15 yaş arası        20,6%    627
15-18 yaş arası        33,4%    1016
18-25 yaş arası        20,8%    634
25-35 yaş arası        1,3%    39
35-50 yaş arası        0,1%    3
50 yaşından sonra    0,0%    1
Hiç öpüşmedim.       9,7%    296

İlk aşklar ilk zamanlarda başlıyor

Erkek adam hayatının birçok evresinde aşık olmayı başarsada herkesin ilki ilkokul zamanında başlıyor.

İlk ne zaman aşık oldun?

Cevaplar                  Yüzde    Sayı

12 yaşından önce     28,4%    864
12-15 yaş arası         28,2%    859
15-18 yaş arası         28,3%    860
18-25 yaş arası         11,6%    354
25-35 yaş arası         0,5%    14
35-50 yaş arası         0,0%    1
50 yaşından sonra     0,0%    1
Hiç aşık olmadım       2,9%    89

Erkek adamın çilesi platonik aşklar

İlişkiler konusunda bir hayli ızdırap çeken erkekler daha küçük yaşta platonik aşkı öğreniyor.

İlk platonik aşkın ne zamandı?

Cevaplar                  Yüzde    Sayı

12 yaşından önce     37,2%    1131
12-15 yaş arası         30,7%    934
15-18 yaş arası         20,4%    620
18-25 yaş arası         4,8%    147
25-35 yaş arası         0,1%    4
35-50 yaş arası         0,0%    1
50 yaşından sonra     0,1%    2
Hiç platonik aşk yaşamadım.    6,7%    203


Cinsel İlişkiye Hazırlanma

Atmosfer çok önemlidir

İnsan yapısı, öteki yaratıkların tersine heyecanlara karşı davranışta bulunabilme yeteneğine sahip bir ruh ile donatılmıştır. Bazı durumlar dışında, cinsel ilişki için uyarılmaya bir hazırlık aşaması gereklidir.

Bu durum doğrudan doğruya bedensel uyarılmayı içine almaz. Cinsel isteklerin uyarılması daha çok görme, koklama ve işitmeyle olur. Değişik türde uyarılmaların oluşturduğu cinsel atmosfer, cinsel istekleri doğal yoldan sağlar; vücut ve ruhu, her ikisini birleştirir.

Duyguları okşayan müzik, renkler, sanat, resimler, davranış ve kokuların önemi gayet iyi bilinir. Fakat bunların en önemlisi karşılıklı konuşmadır. Dr. Van De Velde cinsel ilişkiye hazırlık yollarının en etkilisinin konuşma olduğunu kesinlikle ileri sürmektedir. En önemlisi ise sevgidir ve bunun etkisi kendi kendisine telkin ve karşılıklı telkine bağlıdır.

Gündelik evlilik yaşamında konuşmanın önemini unuturuz. Koca içini çekip, şöyle söyleyebilir: “Ben sana sevgi üzerine ne biliyorsam, hepsini söyledim.” Evli bir kadın utangaç bir bakışla şöyle diyebilir: “Erkeğin görevi bu konuda kadınla konuşmaktır.” Her ikisi de haksızdır. Erkeğin okşamalarından mutluluk duyan kadın, tatlı aşk fısıltılarıyla karşılık verir. Kadın ara sıra bazı sözler duymak ister. Fakat, bu, her şey olup bittikten sonra, insanın nefesini kesici bir yığın sıfat işitmek istediği anlamına gelmez.

Kadın, “seni seviyorum”, gibi içten kelimelerin söylendiği bir konuşmadan mutlu olur. Her ne kadar erkek sevgi sözleri söylemeye pek fazla yanaşmasa da, kendisine sevgi dolu sözler söylendiğinde, bundan hiç de hoşlanmaz değildir. Hatta bu gibi sözler, onda cinsel istek bile uyandırabilir.

Erkek ve eşi, evlilik öncesi yılları ve evliliklerinin ilk zamanlarını anımsamalıdır. O zamanlar nasıl aşk fısıltılarının özlemini duymuşlardır! Sevgi dolu sözlerin onları sadece manevi sevgiye uyarmakla kalmadığını, aynı zamanda düzenli, sürekli kendisini yenileyen bir sevgiyi sağladığını hiç bir zaman unutmamalıdırlar.

Aşk oyununa götüren, gitgide koyulaşan atmosfer içinde, bölgesel uyarılma daha başlamadan, cinsel organların içindeki irade dışı salgılama çalışması başlar. Bu da cinsel ilişkilerin bir sonraki aşamasına, okşamalara götürür.

Okşamalar

Cinsel ilişki öncesinde okşamalar sadece kadın için gerekli değildir; erkeğin de buna gereksinimi vardır. Heyecan öpüşmeyle başlar, kucaklamalarla, vücudun çeşitli kısımlarının, özellikle cinsel organların ilişkisiyle artar. Çoğunlukla okşamalara erkek başlar. Bu, evliliğin ilk zamanlarında yeterli olabilir; fakat kendisi okşamalara başlamayı reddeden kadın, kısa zamanda kocasının sevgisini yitirecektir. Öte yandan okşamalar salgılamayı artırır, kanın cinsel organlara dolmasını sağlar ve cinsel ilişki için hazırlıkları tamamlar.

Erkek, kadın kadar çok sıvı salgılamaz. Bu az oluş büyük bir sorun değildir. Fakat kaygan sıvıyı kadının çok az salgılaması, cinsel ilişkiyi zorlaştırır ve cinsel ilişkiden sonraki aktiflik üzerine olumsuz etki yapar.

Aşk fısıltıları kolayca okşamalara götürür; eşlerden biri ötekini yönetmeden, her ikisi birden aynı anda da buna başlayabilirler. Cinsel birleşim sırasında erkek ve kadın normal olarak bir sessizlikler ve karanlıklar dünyasına gömülürler ve böylece büyük bir zevk tadarlar. Fakat bu, odanın karanlık olması anlamına gelmez. Aşk fısıltıları ve arada dile getirilen mutluluk itirafları, çifte karşı konmaz, bedensel bir heyecan, libido sağlar ve onları sadece kendilerine ait olan bir dünyaya götürür.

Burada erkeğin ve kadının dikkat etmeleri için bazı uyarılarda bulunmak gerekir. Cinsel organlar başlangıçta daima yumuşak hareketlerle uyarılmalıdır. Daha sonra, salgılama başlayınca, uyarma gitgide artırılabilir. Başlangıçtaki birdenbire, şiddetli uyarma, acı hissi ve iltihaplanmaya neden olabilir.

Özellikle penisin baş kısmına sabırsızca yapılacak kuvvetli uyarmalardan kaçınılmalıdır. Bazıları kadının kaygan salgısı az olduğunda tükrüğe başvurur. Fakat buna tam anlamıyla güvenilmemelidir. Bunun yerine salgının doğal yoldan çıkışını başka şekilde sağlamaya çalışılmalıdır.

Tutkulu okşamalar, kuvvetli uyarılmanın tek yoludur. Dört gözle beklenen anda hareketlerin yavaşladığını ve yumuşadığını akıldan çıkarmamamız gerekir. Ritmik uyarmalar zevk duygusunu artırmak için çok etkili olabilir.

Evlilikte okşamalar, evlilik öncesindekilerden pek az farklıdır. Her türlü okşama, hatta cinsel organların ağız yolu ile uyarılması bile doğal ve normal olarak kabul edilmelidir. Eşlerden her biri, aralarına soğukluk girmemesi için, hangi çeşit okşamaya başvururlarsa vursunlar, vücutlarını temiz tutmalıdırlar. Her gece yatağa girmeden cinsel organlarını yıkamaya alışmalı, ilişkide bulunmasalar bile bunu savsaklamamalıdırlar.

Akşamları banyo yaptıktan sonra tuvalete giderlerse de kesinlikle yıkanmalıdırlar. Çünkü, cinsel organlar vücut dışkılarını dışarı atmaya da yarar. Bu gerçek, cinsel yaşamda asla unutulmamalıdır.


Petting nedir?

Pettingİngilizce bir kelime olan Petting okşayarak, cinsel ilişkiye girmeden sevişme anlamına gelir. Petting cinsel birleşime varmayan, fiziksel temastır. Gençler arasında petting veya necking adı verilen bu yöntem, gittikçe yaygınlaşmaktadır.

Bu yöntemde çiftler öpüşürler ve birbirlerinin vücutlarındaki erojen bölgeleri okşarlar. Yani birleşim tamamlanmadan, göğüsler ve cinsel organlar uyarılır. Cinsel temas konusunda deneyleri olmayan, evlenmemiş genç insanlar, çoğu kez ağız yoluyla uyarmadan kaçınır ve cinsel organlara dıştan dokunmakla yetinir. Petting sağlığa zararlı değildir, fakat temasa gidiş süresini kısaltır. Delikanlı bir kızla petting ilişkilerini ne kadar uzun sürdürürse, kendine hakim olması, genç kızdan daha zorlaşacaktır. Ancak çok kuvvetli irade, erkeği ve kızı sınırı aşmaktan alıkoyacaktır.

Pettingin ileriki evlilik yaşamının daha iyi olmasında rolü yoktur. Bunun önemi sadece uyarıcı ön oyunları başkalarından daha önce öğrenmiş olmalarıdır. Bu gibi cinsel bilgiler, kolayca öğrenilebilir.


Sertleşme sorununu tanımıyoruz!

erkeklerde_sertlesme_problemi_b

Türk erkeklerinin sert ereksiyon arzusu, Avrupa Birliği (AB) ortalamasının üstünde. Her 10 Türk erkeğinden 8’i daha sert ereksiyon, dolayısıyla cinsel yaşamlarını geliştirmek arzusunda. Bu rakam, yüzde 58 olan AB ortalamasından daha fazla. Her 5 Türk kadınından 3’ü cinsel yaşamlarının gelişmesi için partnerlerinin sürekli daha sert ereksiyonlar yaşaması gerektiğine inanıyor. Bu oran da yüzde 36 olan Avrupa ortalamasının üzerinde.

Pfizer firmasının yaptığı Avrupa Cinsel Özgüven Araştırması için Belçika, Danimarka, Fransa, Finlandiya, Almanya, İtalya, Hollanda, İspanya, İsveç, Romanya, Türkiye ve İngiltere’den, 25–64 yaşları arasındaki erkek ve kadınlarla görüşüldü. Ereksiyon sertliğiyle cinsel özgüven arasındaki ilişkiyi soruşturan araştırma kapsamında Türkiye’den de 502 kadın ve erkekle konuşuldu.

Araştırmaya göre, erkeklerin yüzde 79’u erkeğin cinsel özgüveninin en önemli unsurunun partnerini cinsel açıdan memnun edebilmesi olduğuna inanıyor. Kadınlar erkeklerin bu kaygısının farkında. Her beş kadından üçü partnerlerinin cinsel yaşamlarını geliştirmek için daha sert ereksiyonlar yaşamak istediklerini düşünüyor. Türkiye’de bu oran yüzde 36 olan Avrupa ortalamasından belirgin oranda daha yüksek.

HER 5 KADINDAN ÜÇÜ DAHA SERT EREKSİYON İSTİYOR

Her beş kadından üçü ise, partnerlerinin cinsel yaşamlarını geliştirmek için daha sert ereksiyonlar yaşamak istediklerini düşünüyor. Türkiye’de bu oranın, yüzde 36 olan Avrupa ortalamasından çok daha yüksek olması dikkat çekiyor.

CİNSEL HAYATTAKİ BAŞARISIZLIK YATAKLA SINIRLI KALMIYOR

Ankete katılan her 5 kişiden 4’ü yetersiz sertlikte ereksiyon sonucunda cinsel özgüven eksikliğinin erkeğin yaşamının cinsel olmayan yönlerinde de olumsuz etkisi olabileceğini kabul ediyor. Bu erkeğin genel özgüvenini ve kendine olan saygısını etkileyerek, yaşamında genel bir özgüven kaybına yol açıyor.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Önder Yaman Prof. Dr. Önder Yaman; “Erkeklerin mümkün olan en sert ereksiyonu elde etmelerine yardımcı olmak için sertleşme probleminin tedavi edilmesiyle cinsel yaşamlarından daha çok tatmin olduklarını biliyoruz. Bu anketin gösterdiği gibi, erkekler en uygun ereksiyon sertliğini elde ettiklerinde cinsel açıdan daha özgüvenli olabiliyorlar ve bu da hem partnerlerini memnun etme becerilerini, hem de kendi özsaygılarını ve genel sağlıklarını arttırıyor” dedi.

TÜRKİYE SERTLEŞME SORUNUNU TANIMIYOR!

Anket sonuçlarına göre, çoğu kimse sertleşme sorununun, bir diğer adıyla erektil disfonksiyonun (ED) tamamen iktidarsız olmak anlamına geldiğini sanıyor ve Türkiye’de yetişkinlerin üçte ikisi sertleşme probleminin doğru tanımını bilmiyor. Bu oran, Avrupa ortalamasının (yüzde 33) iki katı.

Çoğu erkek sertleşme sorununun ya da ED’nin, tamamen iktidarsız olmak anlamına geldiğini düşünse de, bu hatalı bir bilgi. Sertleşme sorunu, tatmin edici bir cinsel ilişki için yeterli ereksiyona ulaşamama/sürdürememe anlamı taşıyor. Ayrıca Türk erkeklerinin yüzde 50’si ED’nin yalnızca psikolojik olduğunu düşünüyor ve ancak dörtte birinden daha azı, tedavinin ED’li erkeklerin normal bir yaşam sürmesine olanak verdiğini kabul ediyor.

Prof. Dr. Yaman ayrıca; “Anket genel olarak, seks deneyimlerinden tatmin olmayan kişilerin ve sertleşme sorunu yaşayanların bir sağlık uzmanına başvurması gerektiğine işaret ediyor. Sertleşme sorununa yönelik, erkeğin daha sert ereksiyon yaşamasına ve aynı zamanda cinsel özgüveninizi yeniden kazanmanıza yardımcı olacak tedaviler bulunmaktadır” dedi.


Orgazm nedir

Kadin için de erkek için de, cinsel yanit döngüsü, istek-uyarilma-orgazm sirasini izler. Cinsel istek duyarak, herhangi bir cinsel etkinlige giristigimizde, cinsel uyarilma olur. Bu asamada bedenimizde fizyolojik degisiklikler olur, her iki cinste de cinsel organlarin durusunda degisiklik olur ve bu bölgeye kan dolar, bunu erkekte penisin sertlesmesi olarak görürüz, kadinda da meme baslarinda ve klitoriste hafif sertlesme olusabilir, renk degisiklikleri ve vajinada islanma olur. Gene uyarilma asamasindan baslayarak, bedenimizde kalp atim hizi artmasi, solunum hizlanmasi gibi genel fizyolojik degisiklikler de olur. Uyarilma düzeyi yükseldiginde orgazm olusur. Fizyolojik olarak orgazm, her iki cinste de, saniyeler içinde cinsel organlarda olusan ritmik kasilmalar ve buna eslik eden hos duyumlar olarak tanimlanabilir. Erkekte cinsel organlarin kasilmasi sirasinda erkek üreme hücrelerini tasiyan meni dedigimiz beyaz bir sivi disari atilir. Kadinda orgazmik kasilmalara eslik eden bir sivi çikisi yoktur. Elbette bütün bu fizyolojik tanimlamalar, orgazm yasantisini anlamak için yeterli degildir. Orgazmi yasamamis birine tarif etmek çok da mümkün degildir. Ama herkes orgazm oldugunda bunun ne oldugunu anlayabilir. ‘Orgazm olup olmadigima emin degilim’ diyenlerin çogu, yüksek uyarilma düzeylerine çikiyor ama orgazm olmuyordur. Ya da orgazmi gözünde oldugundan fazla büyüttügü için, saniyeler süren orgazm yasantisini yeterli bulmuyordur. Son on yil içinde, orgazm konusunda çok sey konusuldu, bunlarin birçok yarari yaninda orgazmin fazla abartilmasi gibi bir zarari da oldu. Orgazm, insan cinsel yanitinin son asamasi olmakla beraber, ne cinselligin tek keyfidir, ne de cinsel etkinligin tek hedefidir. Cinsel hazlarimiz içinde önemli bir yeri vardir, ama tek haz degildir. Her cinsel etkinlik sürecinde birçok haz yasariz, bunlarin birçogu orgazm anindan daha uzun sürelidir. Sadece orgazmi hedefleyerek sevismek, alinabilecek hazlari azaltir. Doyumlu bir sevismenin mutlaka orgazmla sonlanmasi da gerekmez. Baska bir deyisle orgazm olup olmamak, tek basina cinsel doyumu belirlemez.


Cinsel Gücü Arttıran Yiyecekler

Bazı beslenme unsurlarının özellikle düzenli kullanımına dikkat edildiğinde kişinin cinsel performansını artırması ve cinsel isteği de kamçılaması mümkün. Cinsel istek vücuttaki bazı biyokimyasal etkileşimler sonucunda ortaya çıkar ve son derece karmaşık bir mekanizmadır. Sadece cinsellik için değil, damar, kalp ve sinir sistemleri için de faydalı olan diyet ve yaşam tarzları performans kaybını önlüyor, hatta iyileştiriyor.

Kadın-erkek ayrımı var mı?

Cinsiyet ayrımı yok. İlginç bir şekilde kadında da, erkekte de cinsel dürtüleri uyaran, testosteron, yani erkeklik hormonu olarak bildiğimiz maddedir. Bu nedenle gerçek anlamda bir maddenin afrodizyak olabilmesi için kadında ve erkekte aynı mekanizma üzerinden etki göstermesi gerekir.

Vitaminler performansı etkiler mi?

E vitamininin antioksidan özelliği penis içerisindeki dokuların özelliklerini ve damar sistemini koruduğu için faydalı olabiliyor. Aynı zamanda erkeğin testis fonksiyonlarında da iyileşmelere yol açabiliyor. B vitamini, özellikle diyabetik olan bireylerde diyabetik şikâyetler ortaya çıkmadan önce kullanılması gereken bir vitamin. Sinirlerin şeker hastalığından en az zarar görmesini ve kendini yenileme kapasitelerini iyileştiriyor. Selenyum da sperm hareketlerini ve kalitesini artırmak için öneriliyor. Çinko da hem ereksiyon hem de sperm üretimindeki basamaklarda görev alan bir mineral.

Alkol cinsel gücü artırır mı?

İnsanlar, alkol aldıklarında rahatladıklarını, cinselliğe daha iyi yaklaştıklarını düşünürler. Bu doğrudur, ancak alkolün enerjisi çok yüksektir. Vücutta gereğinden fazla enerji olduğu zaman bu yağa çevrilir. Dolayısıyla yağlanma ve damar tıkanıklığı hızlanıyor. Alkol, içeriği nedeniyle damarlarda genişleme yapıyor. Vücuttaki uç damarlar (eller, ayaklar, yüz gibi) genişlediği için ereksiyon sırasında penise giden kan miktarında azalma olur. Alkol de belli dozlarda alınmalı. Fazla yağ damarları tıkadığı için sorun. Az yağ ise hormon dengesini bozuyor. Kansızlık özellikle kadınlarda hormonal dengeyi bozuyor ve cinsel uyarı için, genital bölgeye kan gidişini azaltıyor.

Bisiklet kullanan dikkatli olsun

Cinsellikte egzersizin rolü nedir?

Spor kendine güveni sağlıyor ama aşırıya kaçıldığında ciddi sorunlar oluyor. Diyelim ki günde 5 km koşuyorsunuz. Vücudunuz bunu algılıyor ve özellikle bacaklarınıza, ciğerlerinize giden damarlarınızı genişletiyor. Bu sefer hem erkek hem kadında genital bölgeye giden kan azalıyor. Bu da cinsel anlamda sorun. Doğa bisikleti kullananların koruyucu ekipmanları olmalı. Erkeklerde penise giden damarların çoğu sele bölgesindedir. Bisiklete binmeyle bu damarlarda hasar oluşur. Cinsellikte en ideal sporlar yüzme ve tempolu yürüyüştür. Hafif ağırlık kaldırma egzersizleri de iyi. Düzenli egzersizle kalp konusunda sorun yaşamayanlar da ileri yaşlara kadar cinsel performanslarını sürdürebilirler.

İşte performans artırıcılar!

İstiridye: Birçok edebi eserde afrodizyak olarak bahsedilen istiridye üzerine İtalyan ve Amerikalı bilim adamları çeşitli araştırmalar yapmış. Bu araştırmalara göre; içerdiği bazı aminoasitlerin cinselliği sağlayan hormonları tetiklediği görülmüşse de, bu etkinin oluşması için gerekli miktar ve zaman kısa süreli kullanımda böyle bir etkinin görülmesini mümkün kılmamaktadır.

Şampanya: Özel bir afrodizyak etkisi yoktur. Düşük dozdaki alkol kişilerin üzerlerindeki baskıyı atmalarını ve daha rahat hissetmelerini sağlar. Fazla kullanıldığında ise cinsel performansta bozulmalar görülebilir.

Havyar: Yüzyıllardır afrodizyak olarak kullanılmaktadır. İçerdiği çinko miktarı nedeniyle erkeklik hormonlarının yapımını artırıyor. Çinkonun aynı zamanda sperm kalitesini de artırdığı belirlenmiştir.

Çikolata: İçerdiği seratonin ve daha da önemlisi fenetilamin maddeleri nedeniyle hafif cinsel istek arttırıcı etkiye sahiptir. Afrodizyak özelliklerinin açıklanabilir bilimsel yönleri olsa da, yenilirken yaşanan haz, etkinin daha fazla olmasını sağlar.

Ginseng: Geleneksel Çin ve Güney Amerika tıbbında cinsel gücü artırmak üzere kullanılan bir köktür. Bir araştırma ginsengin cinsel isteği ve birleşme kapasitesini artırdığını ortaya koymuştur. Bu etkilerini sinir sistemi ve yumurtalıklar üzerinden gösterirken penis bölgesine gelen kan damarlarını da etkileyerek erkeklerdeki ereksiyon kalitesini de artırabilmektedir.


BU FOTOĞRAF KAVGA ÇIKARIR

Sonraki resim için tıklayın >>

Playboy’a verdiği pozlarla bir anda ünlenen ancak sonrasında gündemden düşen Adrianne Curry sosyal paylaşım sitelerine koyduğu fotoğraflarla birkez daha en popüler olmayı başardı. Bundan önce mutfakta bulaşık yıkarken yarıçıplak halde olan fotoğrafını paylaşmış sevgilisiyle arası açılmıştı. Curry’nin yatak odasında verdiği bu çıplak fotoğrafına sevgilisinin ne diyeceği ise merak konusu.