Sohbet, Bedava sohbet, Sohbet odalari, Chat, Canli Sohbet, cet, siber alem sohbet,sohbetci, alemsohbet, sohbet odalari, sohbetim, muhabbet, islami sohbet

     Nickinizi yazip sohbete baslayin 
 
 
sohbet


Cinsellik üzerine etkili beslenme biçimleri, bilinen en eski yazılı tabletlerde bile bulunuyor.
Hititler’in yazıtlarında bile iyi bir cinsel performans için neler yapılması gerektiğine dair birçok bilgi bulunmakta.
En fazla araştırma yapılan konu
Bu konu yine yüzyıllardır üzerinde en çok konuşulan ve en fazla araştırma yapılan konulardan biri.

Bilimsel kanıt yok
Ancak şimdiye kadar cinsel gücü artırdığı bilimsel olarak kanıtlanan herhangi bir yiyecek yok.

Araştırmalar cinsel sorunlar ile özellikle kalp-damar hastalıkları, diyabet ve diğer kronik hastalıklar arasında ciddi bir ilişki olduğunu gösteriyor.
Diyet açısından bakıldığında genel anlamda kalp-damar sağlığı açısından önerilen tüm diyetler cinsel performans için de geçerli diyebiliriz.
Lifli besinler ve çinko
İçerik olarak doymuş yağlardan düşük ve iyi yağlardan da yeterli derecede içeren, yüksek lifli ve beslenme özelliği yüksek karbonhidratlı bir diyeti benimsemek başlangıç için temel nokta.

Yüksek protein içeriği cinselliğe ters etki yapabiliyor… Esansiyel yağ içeren gıdaların tüketilmesi doku gücü ve dokuları çevreleyen zarların ve dolayısı ile kalp sağlığının korunması için ne kadar önemli ise cinsellik için de aynı önemi taşıyor…
Çinko erkeklerde prostat sağlığı ve testesteron adı verilen erkeklik hormonunun üretimi açısından önemli bir mineral. Prostat salgılarında ve meni de yüksek oranda bulunan çinko, erkeklerde üreme, cinsel karakterler ve cinsel istek açısından önemli bir yer tutmakta.
B, C, E vitamini
Vitaminlere bakıldığında B-vitamini grubundan folik asit, kadınlarda yumurtalıkların, erkeklerde de spermlerin işlevleri açısından kilit rol oynuyor.

Aynı zamanda B-vitaminleri özellikle hücrelerin yenilenme aşamasında birçok reaksiyonda katalizör olarak görev yapıyor. C-vitamini ise spermlerin hareketlerini ve dölleme yapabilme özelliklerini artırıyor.
E-vitamini cinselliğin canlılığı organların dış oksidan etkilerden korunması ve seks hormonlarının üretilmesi açısından gerekli.
Ginseng de afrodizyak
Her ne kadar günümüzde bilimsel olarak tama kanıtlanmamışsa da yüzyıllardır insanların cinsellik açısından faydalı gördükleri bazı doğal besinler ve maddeler var.

Bunların bir kısmı doğal ilaç formunda iken bir kısmı da yemek tarzında alınabiliyor.
Üzerinde en fazla konuşulan madde ‘Ginseng’. Bu bitkinin kökü yüzyıllardır özellikle Uzakdoğu’da cinsel gücü artırıcı olarak kullanılıyor.
Etiketler: ,

Kadınların menopoza girmesi çok açık bir şekilde yaşanır. Bu durum aile ve dost çevresinden başlayarak sosyal bir meseleye dönüşür. Kadınların menopoz öncesi ve sonrasındaki dönemlerde yaşadıkları hakkında herkes bir şeyler bilir. Andropozdan ise pek söz edilmez. Yılların yavaş yavaş tırmanan etkilerini ve sonuçlarını, erkekler kendi aralarında bile pek konuşmazlar. Gerçi kadınlarda adetten kesilme kesin bir eşiktir. Erkeklerde ise böyle keskin bir çizgiden bahsedemeyiz. Ama yine de bu konunun pek gündeme gelmemesinin nedenleri arasında, biraz ‘erkeklik gururu’ var.

YAVAŞ YAVAŞ İLERLER

Erkeklerin çoğunluğu 30 ile 45 yaşları arasında vücutlarında bazı değişiklikler olduğunu fark ederler. Bu belirtiler, yaşlanma başlangıcı veya ‘olgunlaşma’ belirtileri gibi görülerek pek önemsenmez. Oysa sayısız araştırmaya konu olan bu değişimlerin altında hormon dengesinin giderek bozulması yatar. Bu, 45 yaşından sonra da artarak devam eder. Andropoz belirtileri, uzun bir zaman dilimi içinde yavaş yavaş ilerler. Başlangıçta güçlükle fark edilmesine rağmen erkeklerin büyük çoğunluğu cinsel isteğinin azaldığını ve formunu kaybetmekte olduğunu bilir. Mizacı değişir, isteği azalır ve ‘delikanlı’ atılganlığı giderek törpülenir. Yavaş yavaş konsantrasyon yeteneği azalmaya, dikkati dağılmaya ve yaşam enerjisi aşağı doğru inmeye başlar. Bir yandan vücudunda yağlar birikir ve o eski gergin kaslar gün geçtikçe söner. Hep bildiğimiz sorun, kadınların gezmek istemesi, erkeklerin ise televizyon karşısında uzanmayı tercih etmeleridir.

ANDROPOZ ‘geliyorum’ der!

EĞER 50′nize yaklaşıyorsanız ve aşağıdaki sorunların ilerlediğini fark ediyorsanız, bunların andropozun belirtileri olduğundan kuşkunuz olmasın.
* Bitkinlik ve uyku sorunları
* Kilo artışı
* Bel çevresi, karın ve göğüslerde yağlanma.
* Kasların zayıflaması ve reflekslerin azalması
* Cinsel istekte azalma
* Ereksiyon sorunları
* Sinirlilik, gerginlik ve alınganlık
* Doyumsuzluk
* Ağrı ve sızılar
* Kemiklerde deformasyon
* Saçların incelmesi ve dökülmesi
* Cildin kuruması ve kırışması
* Hafıza bozulmaları
* Depresyon
* Motivasyonun azalması, mutsuzluk ve ilgisizlik Tedavi edilmeden bırakılan andropozun, son derece şiddetli sonuçları olabilir. Andropoz erkeklerin sağlığını ve yaşamını, menopozun kadınları etkilediğinden daha çok etkileyebilir. Bütün bu değişimler araştırıldığında, erkeklik hormonlarının dengesinin bozulduğu anlaşılır. Özellikle söylediğimiz belirtiler, testesteronun azalması ve erkek vücudunda normalde az miktarda bulunan estrojen oranının artması ile ilgilidir. Testesteron, sadece cinsel hayatınızı belirleyen bir hormon değildir. Kemik yoğunluğu, kaslar ve kırmızı kan hücrelerinin üretimi için de çok önemlidir. Andropozla birlikte testesteron azalır, bağışıklık sistemi sarsılır, kalp ve beyin fonksiyonları bozulmaya başlar. Kalp krizleri erkekleri daha çok tehdit eder. Andropozda yaşanan depresyon ve kişilik değişimleri oldukça ağır olabilir. Bazen tüm ailenizi ve yaşam düzeninizi etkileyebilir. Çağdaş tıp ise erkeklerin bozulan hormon dengelerini düzeltebilir. Bir doktora giderek kişisel andropoz programınızı yapabilirsiniz.

Yaşam planınızı yenileyin

* Vakit geçirmeden bir egzersiz veya yürüyüş programına başlayın. Karizmanız arabanız değil; spor ayakkabılarınız, bisikletiniz, raketiniz ve eşofmanınız olsun.
* Testosteron hormonunu doğal yoldan arttırmak için kırmızı ve beyaz et tüketimine önem verin. Ancak yağsız etleri tercih edin.
* E, A ve B6 vitaminleri ile çinko tedavisi, cinsel hormonların seviyesini yükseltir ve üreme bezlerinin işlevlerini geliştirir.
* Kendinizi yorgunluğa ve isteksizliğe terk etmeyin. Yakınlarınızdan yardım isteyin ve sizin de içinde yer alacağınız aktif bir yaşam planı yapmalarına izin verin.
* Hayata karşı ilginizi uyanık tutun. İş toplantıları dışında sosyal yaşama katılın. İmkanınız ölçüsünde gezin, seyahat edin, kitap okuyun, sinemaya gidin, dans edin, beyninizi canlı tutmak için bilmece çözün, briç ve satranç gibi oyunlar oynayın.
* Doktorunuzdan size bir vitamin reçetesi hazırlamsını isteyin. Kalbinizi korumak için kullanmanız gerekenleri öğrenin.
* Ereksiyon sorunlarına ne kadar kafanızı takarsanız o kadar çok güçlükle karşılaşırsınız. Yapabileceğiniz en önemli şey romantizmi, konuşmayı, flörtü ve dokunmayı yeniden keşfetmektir.

Etiketler:

Vajinismus şu şekilde tanımlayabiliriz, vajina girişini çevreleyen kasların istemdışı olarak kasılarak cinsel birleşmenin acılı olması ya da birleşmenin gerçekleşememesidir. Vajina girişini çevereleyen baskın kas grubu “;Pubik Kaslar”;olarak adlandırılır, bunlar düz kas grubudur ve refleks olarak çalışırlar. Vajinismusda yaşanan kasılma istem dışıdır ve asla kadının kendi kontrolünde değildir.

Eğer kişi kasların kasılmasından ötürü acısız cinsel birleşme yaşayamıyorsa bu durum vajinismus olarak nitelendirilir.

Vajinismus Ne Zaman Açığa Çıkar?

Vajinismus, ilk cinsel ilişki girişimi sırasında, jinekolojik muayene sırasında ya da tampon kullanma girişimi sırasında ortaya çıkabilmektedir. Pubik kaslar kasılarak vajinanın açılmasını engeller ve cinsel birleşmenin gerçekleşememesine neden olurlar. Kasılma oluşursa cinsel birleşme ya imkansız hale gelir ya da şiddetli acı oluşur. Genellikle vajinal bölgeye müdahale sona erdiğinde kaslar rahatlar ve normale döner.

Pubik kasların kasılması kişinin isteği dışında gerçekleşmektedir, kişi her ne kadar uyanıkta olsa durum bilinç dışı meydana gelir.Bu istem dışı kasılmaların bir çok nedeni olabilmektedir, genellikle fiziksel ve duygusal faktörlerin birleşmesi sonucu oluşmaktadır. Bu kasılmalar aslında vücüdün kendini korumaya yönelik bir savunmasıdır. Vajinismusun nedenlerini, sonuçlarını ve nasıl tedavi edileceğini bilmemek çiftlerin hayal kırıklıkları yaşamalarına neden olur ve her iki tarafıda psikolojik ve fiziksel olarak yıpratır.

Vajinismus hastası çoğu kadın illişkiye girememekten ötürü yoğun utanç duygusu hisseder ve sıkıntılarını paylaşmak istemezler. Durumu başkalarına anlatmak onları rahatsız edebilmektedir.

Vajinismus yaygın olarak karşımıza çıkmaktadır ve kadından kadına farklılıklar gösterebilmektedir. Bazı kadınlar jinekolojikmuayeneyi tamamlayabilmekteya da tampon kullanabilmekte iken cinsel ilişkiyi tamamlayamamaktadır. Bazı kadınlarda iseilişki gerçekleşmekte fakat aşırı miktarda acı oluşmaktadır. Diğer bir grupta ise hiçbir vajinal müdahale gerçekleşememektedir.


Mantar, aynı zamanda kandiasis olarak da bilinen, genelde deride yaşayan ve zararsız bakteriler tarafından dengede tutulan bir mantardır. Ancak bu mantar çoğalırsa, kaşıntıya, şişkinliklere, acıya, erkek ve kadınlarda akıntıya sebep olur. Kadınlarda idrara çıkarken, koyu beyaz bir akıntı ve ağrı görülebilir. Erkekler aynı akıntıyı penislerinde fark ederler ve derilerini geri çekmekte zorlanırlar. Mantar, cinsel ilişki yoluyla enfeksyona yakalanmış birisinden kapılabilir, ancak, dar naylon veya likra iç çamaşırı kullanmak veya belli antibiyotikler de mantara sebep olabilir. Bazan ise sebep olmayabilir veya belli bir sebebi olmayabilir. Mantarın bulaşması cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanımı ile, erkeklerde ise penis derisinin altını yıkamak yoluyla önlenebilir. Mantar tedavisi anti-fungal krem kullanarak sağlanabilir. Mantar, özellikle kadınlarda tekrar edebilir.

Etiketler:

Gebelik Küretajı rahim içine yerleşmiş olan gebeliğin kendi isteğinizle veya tıbbi zorunluluk nedeni ile yazılı onayınız alınarak çeşitli yöntemler ile sona erdirilmesidir.

Müdahale öncesi değerlendirme:

İsteğe bağlı olarak küretaj yaptırmak isteyen kadın için ilk adım hamile olduğunu öğrendiği anda veya adet gecikmesi olduğunda bir Kadın hastalıkları ve Doğum Uzmanına başvurarak hamile olup olmadığını öğrenmek,hamile ise gebeliğinin kaç haftalık olduğunu ultrasonografi ile kesinleştirmektir.

İkinci aşama olarak hekiminiz genel ve kadın hastalıkları açısından sağlık durumunuzu değerlendirilecek küretaja mani olacak herhangi bir sağlık sorununuz olup olmadığına bakacaktır.

Kimler kürtaj yaptırabilir: Her kadın küretaj olabilir. Evli olup olmamak önemli değildir.

Tıbbi zorunluluk varsa (anormal bebek veya gebelik annenin hayatını tehlikeye sokuyorsa gibi )gerekli kanuni dökümanlar hazırlanarak her aydaki bebek alınabilinir.

Eğer uygun konumda iseniz hekiminiz kullanılacak cerrahi teknik, anestezi,müdahalenin nerede yapılabileceği gibi sizin durumunuza uygun detayları açıklayacaktır.Risk ve masraflar gibi değerlendirilmesi gereken ilave etkenler,cerrah ile bu esnada tartışılmalıdır.

Kadın için gebeliğin sona erdirilmesindeki en önemli aşama duygusal kararlılıktır.Sosyal konumunuz, ekonomik koşullarınız,gelecek yaşantınız , partnerinizin pozisyonu ve fikride önemli rol oynamaktadır.Bu yüzden kararınızı bütün koşulları değerlendirerek kesin bir şekilde vermeniz daha sonraki ruhsal durumunuz için gereklidir.

Her yıl başarıyla binlerce küretaj yapılmaktadır.Buna rağmen sizin bu cerrahinin muhtemel riskleri hakkında bilgilendirilmiş olmanız gerekir.

İnfeksiyon ve parça kalması gibi ameliyat sonrası rizikolar nadirdir ve tedavi edilebilir.Bütün cerrahi ameliyatlar (cilt kesisi dikilmesi, diş çekilmesi, abse boşaltılması dahil ) bazı riskler içerir.Bu nedenle kararınızı kesinleştirmeden önce hekiminizle mutlaka görüşünüz. Komplikasyon riski, operasyon sonrası ve takiplerinizde doktorunuzun tavsiyelerine yakından uyarak azaltılabilir.

*Daha evvel gebe kalmamış bir kadının küretaj olması veya küretajın kaçıncı küretaj olduğu kadının daha sonra gebe kalmasını normal koşullar altında etkilemez.

Cerrahi yöntem;

Doktorunuzun önerileri ve sizinde isteğiniz doğrultusunda doktorunuzun ofisinde veya hastanede müdahaleniz yapılabilir.

Küretaj müdahaleleri genelde hastanın koşulları uygun ise genel anestezi ile bazen de lokal anestezi ile yapılır.

Eğer genel anestezi uygulandıysa tüm müdahale boyunca uyuyacak ve hiç bir şey hissetmeyeceksiniz tek hissedeceğiniz şey anestezi vermek için kolunuza yapılacak basit bir iğne olacaktır.

Lokal anestezi uygulanacaksa gerekli hastalarda yatıştırıcı uygulayarak hastanın gerginliği azaltılır.Lokal anestezide rahim ağzı uyuşturulur hasta gebeliğin boşaltılması sırasında hafif bir karın ve kasık ağrısı duyabilir.

Gebeliğin sonlandırılmasında genelde uygulanan iki yöntem vardır.En sık kullanılanı vakum aspirasyonu ile gebeliğin emilerek boşaltılmasıdır.Daha nadir olarak kullanılanı ise küretaj kaşıkları ile kazıma yöntemidir.

Operasyon gebeliğin büyüklüğüne bağlı olarak yaklaşık 5 ila 10 dakika arasında sürmektedir.

Operasyon sonrası olabilecek ağrı ilaçla rahatlıkla kontrol edilebilir, zaten adet sancısı benzeri bir ağrınız olucaktır.Eğer genel anestezi aldıysanız operasyondan hemen sonra uyanırsınız,5 dakika sonrada uyku sersemliği kaybolur ve ayağa kalkarsınız ve yaklaşık yarım saat sonrada eve gidebilirsiniz.

Operasyon sonrası ikinci saatte kendinizi tamamen normal ve gündelik yaşantınıza – işinize dönebilecek hissedersiniz,ve bir-iki saat gündelik düzeninize -işinize dönebilirsiniz.

**Eğer kan gurubunuzdaki Rh faktörünüz NEGATİF ise ve partnerinizin kan gurubundaki Rh faktörü POZİTİF veya partnerinizin kan gurubunu bilmiyorsanız hekiminizin size yazacağı Anti-D iğnesini müdahaleden sonraki ilk 72 saat içinde yaptırmanız doğurmak istiyeceğiniz gebeliklerinizde oluşabilecek kan uyuşmazlığını engelliyecektir!

**Eğer tıbbi zorunluluk nedeniyle (düşük, cansız gebelik, anomalili bebek gibi nedenlerden) küretaj oluyorsanız,küretaj sırasında elde edilen materyali hekiminizden bir patoloğa göndermesini isteyiniz. Gelecek sonuç bir daha aynı şeyle karşılaşmanızı engellemeye yardımcı olabilir.

Operasyon sonrası dikkat edilmesi gereken hususlar:

-2 ila 3 gün süre ile adet kanaması tarzında kanamalarınız olucaktır.(Bu süre gebeliğin haftasına göre biraz artabilir veya azalabilir.),

Eğer kürtaj sonrası hemen kanamanız olmazsa bir hafta sonra gibi bir zaman sonra hafif bir ağrı ile yukarıda bahsedilen kanama olacaktır merak etmeyiniz.

-Bu süre içinde gene adet kanaması dönemindekine benzer karın ve kasık ağrılarınız olabilir, bu ağrılarınızı hafifletmek için her hangi bir ağrı kesiciyi kullanabilirsiniz.

-Bundan sonraki adet kanamanız yaklaşık 3 ila 6 hafta sonra olacaktır.Gebelik gibi özel bir durum oluşup sonlandığı için normal zamanında gelmeyebilir.

Bu süre içerisinde (yeniden adet kanaması görene kadar);

-Küvete, havuza, denize girmek yasaktır (operasyon günü dahil duş alabilirsiniz ,amaç vajene su ve bu gibi mikrop kapmayı sağlayabilecek şeylerin girmesini engellemektir).

-Deniz veya havuza girmeniz gerekirse (yaz mevsimi veya diğer nedenlerden dolayı) en erken küretajdan 10 gün sonra suya gireceğimiz sürece tampon kullanarak girebilirsiniz.Tamponu en fazla 30-40 dakika kullanınız ve sadece suya girerken kullanınız.!

Tampon kullanmak normalde yasaktır.

Cinsel ilişki 1 hafta kesinlikle yasaktır.( Daha sonra prezervatif kullanılarak ilişkiye girilebilinir.Bu sizi mikrop kapmaktan ve hamile kalmaktan koruyacaktır )

- Taze kanamanız ( burnunuz kanadığındaki veya parmağınız kesildiğindeki gibi ) olursa

- Ateşiniz çıkarsa doktorunuza haber veriniz. (derece ile ölçüp bildiriniz )

-Müdahaleden sonra sıvı gıdalar ve içecekler hemen içilebilinir, bulantı olmazsa daha sonra normal beslenmeye geçilebilir.

Kullanacağınız ilaçlar;

-Antibiyotik. Sabah 1 adet ,Akşam 1 adet yutulacak(tok karına,5 gün süre ile)

-Gerekirse herhangi bir ağrı kesici kullanabilirsiniz

-Müdahaleden 1 hafta sonra kontrol randevusu alıp kontrole gitmeniz gerekmektedir.

-İstenmeyen bir gebelikle karşılaşmamak için doktorunuzdan size uygun doğum kontrolü yöntemini uygulamasını isteyiniz.

-Tekrar gebe kalmak isterseniz vücudunuzun eski fonksiyonlarına tamamen kavuşması için 2-3 aylık bir süre beklemeniz tavsiye edilir.

-Kendi sağlığınız açısından rutin jinekolojik kontrollerinizi yaptırmanız, her 6 ayda bir smear testinizi (Rahim ağzı kanseri için kontrol testi) yaptırmayı ihmal etmemeniz gerekmektedir.

Etiketler: , ,

Jinekolojik muayene, üreme organlarına bakılmasına ve bunların elle kontrol edilmesine dayanan bir muayene şeklidir. Çoğu kadın için oldukça rahatsız edici ve utandıran bir durum olsa da aslında çok basit bir olaydır. Jinekolojik muayene sırasında doktorunuzun neleri araştırdığını bilirseniz kendinizi daha rahat hissedebilirsiniz.
Ayrıca muayene sırasında, her zaman olmasa da, rahim ağzı kanserini araştırmak için Pap smear testi de yapılır.

Jinekolojik Muayene Kimlere Yapılmalıdır?

Bütün kadınlara, şikayeti olsun olmasın, rutin olarak yapılması gereken bir işlemdir. İlk muayenenin genelde, cinsel aktivitenin başladığı ilk üç sene içinde veya 21 yaşında olması gerektiği konusunda fikir birliği vardır. Ne kadar sıklıkta olması gerektiğini size doktorunuz söyleyecektir, ancak genelde senede bir defa olması yeterlidir.

Jinekolojik Muayeneye Nasıl Hazırlanmalıdır?

Bunun için gerekli özel bir hazırlık yoktur. Ancak vajinal kanamanızın olmadığı bir gün olması tercih edilir.

Jinekolojik Muayene Nasıl Yapılır?

Jinekolojik muayene, doktorunuzun muayenehanesinde, birkaç dakika içinde gerçekleştirilir. Muayene sırasında spekulum adı verilen alet kullanılır. Bu aletle daha içerdeki kısımlara bakılarak, enfeksiyon yada kanser gibi tedavi gerektirecek hastalıklar araştırılır.
Jinekolojik Muayene Sırasında Neler Yapılır?
Genellikle doktorunuz basamak basamak size neler yapılacağını anlatacaktır. Öncelikle iç çamaşırlarınızı çıkarmalısınız. Ardından rahat etmeniz açısından sarınabileceğiniz bir çarşaf veya kıyafet verilir. Jinekolojik muayeneye geçmeden önce doktorunuz kalp ve akciğerlerinizi dinleyip, meme muayenesini yapabilir. Daha sonra muayeneye geçmek üzere, jinekolojik masaya uzanmanız istenir. Masanın köşesinde yer alan, ayaklarınız yukarı kalkacak şekilde dizleri alttan destekleyen metal çubuklara yerleştirilir. Vücudunuzun alt kısmını, masanın en uç kısmına kadar kaydırmanız ve bacaklarınızı dizlerinizden dışarı doğru ayırmanız istenir. Doktorunuz önce dış kısımlara bakarak herhangi bir anormallik, akıntı ve şişlik olup olmadığına bakacaktır. Daha sonra vajinanıza spekulum ile bakacaktır. Spekulum, vajinal kanalınızı açmaya yarayan, ördek gagasına benzeyen, metal veya plastik yapıda olan bir alettir. Bu aleti yerleştirmek bazı kadınlar için rahatsız edici olabilir. Mümkün olduğu kadar gevşek ve rahat olmak bu rahatsızlığı azaltmaya yardımcı olacaktır. Ancak yine de ağrı hissediyorsanız bunu doktorunuza söylemeniz gereklidir. Eğer Pap smear testi de yapılacaksa spekulum çıkarılmadan önce rahim ağzından örnek alınıp, daha sonra spekulum çıkarılacaktır. Spekulum çıkarıldıktan sonra karın alt bölgesindeki iç organların muayenesi yapılacaktır. Rahim ve yumurtalıklar görülemeyeceği için, elle hissedilerek anormal bir yapı olup olmadığı kontrol edilir. Bunun için eldiven takılarak, kayganlaştırıcı bir madde ile vajinadan iki parmak sokulur. Diğer el, karın alt kısmına hafifçe basılarak rahim ve yumurtalıkların yapısı kontrol edilir, hassasiyet veya anormal bir yapı var mı bakılır. Bazen bu vajinal muayenenin ardından, makattan da muayene gerekebilir.

Jinekolojik Muayenenin Ardından Neler Yapılır?

Jinekolojik muayenenizin bitmesinin ardından giyinebilirsiniz. Doktorunuz size muayene sonucunda anormal bir durum olup olmadığı konusunda bilgi verecektir. Pap smear testi yapıldıysa, bunun sonucu birkaç gün sonra çıkacaktır. Gerekli başka işlemler de varsa bunu size doktorunuz söyleyecektir. Yoksa tekrar jinekolojik muayene kontrolüne ne zaman gelmeniz gerektiği konusunda bilgi verecektir.
Düzenli aralıklarla jinekolojik muayene yaptırmak, sağlıklı kalmanız ve eğer herhangi bir probleminiz tespit edilirse de erken tedavi yaptırmanız açısından oldukça önemli olduğunu lütfen unutmayın.

Etiketler: ,

Vajina enfeksiyonu; vajinada kızarıklık, kaşınma, akıntı ve ağrıyla seyreden bir hastalıktır. Genelde vajinada normalde bulunan bakteri dengesinin bozulması yada bir enfeksiyon nedeniyle gelişir. Bazen menapozdan sonra, azalan östrojen seviyesi nedeniyle de gelişebilir.

En sık vajina enfeksiyonu yapan nedenler şöyledir;

* Bakteriyel vajinitler: Bu tip vajinitler genelde normalde vajinada bulunan mikroorganizmalardan birinin aşırı çoğalması nedeniyle gelişirler. Böylece buranın doğal dengesi bozulur. Bazen gebe kadınlar farkında olmadan bakteriyel vajinit geçirebilirler.
* Mantar enfeksiyonları: Aslında normalde burada bulunan Kandida albikans dediğimiz mantar bu tip vajinite neden olmaktadır. Yaklaşık olarak kadınların %75 i, tüm hayatları boyunca bu mantar enfeksiyonunu bir kez geçirirler.
* Trikomonas enfeksiyonu: Bir çeşit parazit olan bu mikroorganizma, genellikle cinsel yolla bulaşır.
* Atrofik vajinit: Menapozdan sonraki dönemde östrojen seviyesinin azalması ile oluşur. Vajina dokusu daha ince ve daha kuru hale gelir. Bu da kaşıntı, yanma ve ağrıya sebep olur.

Belirti ve Bulguları Nelerdir?

* Vajinadaki akıntının renginde, kokusunda veya miktarında değişiklik olması

* Vajinada kaşıntı yada rahatsızlık hissi

* Cinsel ilişki sırasında ağrı olması

* Ağrılı idrar yapma

* Hafif vajinal kanama olması

Ayrıca vajinitin tipine bağlı olarak da farklı belirtiler olabilir;
Bakteriyel vajinitte kirli beyaz, kötü kokulu bir akıntı vardır. Bu koku bayat balık kokusu şeklinde tarif edilir ve cinsel ilişkiden sonra daha belirgin hissedilebilir. Mantar enfeksiyonunda ise kaşıntı daha fazla olur. Süt kesiği şeklinde koyu beyaz bir akıntı vardır. Trikomonas enfeksiyonu yeşilimsi, köpüklü bir akıntıya neden olur.

Neden Olurlar?

Bakteriyel vajinit, normalde vajinada varolan pek çok mikroorganizmadan birinin aşırı çoğalması nedeniyle olur. Vajinadaki iyi bakteri sayısı kötü bakteri sayısından fazladır. Bu durum tersine dönerse denge bozulur ve bakteriyel vajinit meydana gelir. Cinsel ilişkisi olanlarda geliştiği gibi cinsel ilişkisi olmayanlarda da gelişebilir. Ancak yeni veya birden fazla cinsel partneri olanlarda, doğum kontrolü için rahim içi araç (spiral) kullananlarda risk biraz daha fazladır.

Mantar enfeksiyonu, iç ve dış etkenlerdeki bir takım değişiklikler nedeniyle gelişebilir. Cinsel yolla bulaşan bir hastalık olarak değerlendirilmez. En sık nedeni olan kandida albikans mantarı, vajinanın dışında nemli olan ağız içi, deri katlantı yerleri yada tırnak yatağında da enfeksiyona neden olabilir. Bebeklerde pişik nedeni de olabilirler.

Mantar enfeksiyonunu kolaylaştıran nedenler şöyledir;

* Antibiyotik ve kortizon tedavisi
* Kontrol altına alınmamış şeker hastalığı
* Hormonlardaki değişiklik (gebelik, menapoz yada doğum kontrol hapları nedeniyle olabilir)
* Köpük banyoları, vajinal kremler, nemli ve dar kıyafetler her ne kadar vajinal enfeksiyona neden olmasalar da buna karşı olan hassasiyeti artırabilirler.

Trikomonas enfeksiyonu ise bu enfeksiyonun olduğu bir kişiyle cinsel ilişki kurulmasıyla geçer. Genelde erkeklerde fazla bir şikayete yol açmaz.

Enfeksiyon Olmadan Gelişen Vajinitler

Burada her hangi bir mikroorganizma olmadan vajina kızarır ve kaşınır. Vajinal spreyler, parfümlü sabunlar, deterjanlar nedeniyle alerjik reaksiyon gelişir. Ayrıca menapozdan sonra hormon seviyesinin azalması nedeniyle vajinadaki kuruluktan da kaynaklanabilir.

Tanı Nasıl Konur?

Doktorunuz size bir takım sorular sorup, muayene edecektir. Gerekirse akıntıdan örnek alarak hangi tür mikroorganizma olduğunu araştıracaktır.

Başka Sorunlara Yol Açar mı?

Genelde ciddi problemlere neden olmazlar. Ancak gebe kadınlarda bakteriyel yada trikomonas vajiniti erken doğuma ve düşük doğum ağırlığına neden olabilirler.

Tedavi Nasıl Olur?

Tedavi seçenekleri nedene bağlı olarak değişecektir. Mikroorganizmayı öldürecek hap, fitil, krem kullanılabilir. Enfeksiyon dışı nedenlerde östrojen eksikliğine bağlıysa östrojenli kremler, alerjiye bağlıysa alerji yapan maddeden uzak durularak tedavi yapılacaktır.

Nasıl Önlenir?

Vajinanın temizliğine dikkat edilerek vajinitin tekrarlaması önlenebilir. Tuvalet temizliği önden arkaya doğru yapılmalıdır. Bu şekilde dışkıdaki bakterilerin vajinaya bulaşması önlenir. Banyodan sonra dış genital bölgedeki sabun artıkları iyice durulanmalıdır. Vajina, normal banyonuzun dışında başka bir temizlik istemez. Vajinal duş yapılması burada yaşayan normal organizmaları uzaklaştırarak enfeksiyona zemin hazırlayacaktır.

* Alerji yapabilecek tampon veya pedler kullanılmamalıdır.

* Prezervatif kullanılarak cinsel yolla geçen mikroorganizmalardan korunulmalıdır.

* Pamuklu iç çamaşır kullanılmalıdır.

Etiketler: ,

Kadınlarda orgazm sorunu orgazm olamıyorum orgazm olmadım hakkında orgazm bilgileri nasıl orgazm olunur neden orgazm olmuyorum gibi sorularınıza bu yazıyı okuyarak belkide cvp bulabilirsiniz

Prof.Dr.Halim Hattat:Kadınlarda her seferinde orgazm olmak bir zorunluluk değil.Bunu zorunluluk gibi gören kadınlarda bir kez orgazm problemi oluşması performans endişesi yaratabilir.Bu da sorunu ilerletebilir.Orgazm cinsel ilişkinin fiziksel,duygusal ve ruhsal tatmin hissini ifaade eden bir durum.Ancak her seferinde yaşanmasını beklemek yanlış.İnsanların psikolojik durumu,cinselliğe hazır olmayan ruh hali,iyi konsantre olamama,seks sırasında heyecanı yok eden bir olay,hastalık gibi etkenler bazen kişinin orgazm olamamasına yol açabilir.Ama orgazm olmadığında ‘Hiç iyi bir cinsellik değildi’anlayışı doğru değil.

Etiketler: , , ,

Bu ancak muayene ile anlaşılır. Muayene son derece kısa ve ağrısız bir işlemdir. Doktorunuz gazlı bez ile büyük dudakları ayırarak kızlık zarını gözler. Kendi kendine kızlık muayenesi olmaz. Ayna ile hymeni görebilirsiniz ancak bunu yorumlamak deneyim gerektirir. Bazı durumlarda jinekolog bile buna karar veremeyebilir ve kolposkopik incelemeye gereksinim duyabilir. Özellikle doğal çentik bulunan hymen varlığında karar vermek güç olabilir.-

Etiketler: , , ,

İnsan yapısı, öteki yaratıkların tersine heyecanlara karşı davranışta bulunabilme yeteneğine sahip bir ruh ile donatılmıştır. Bazı ayrıklıklar dışında, cinsel ilişki için uyarılmaya bir hazırlık aşaması gereklidir.

1. ATMOSFER

İnsan yapısı, öteki yaratıkların tersine heyecanlara karşı davranışta bulunabilme yeteneğine sahip bir ruh ile donatılmıştır. Bazı ayrıklıklar dışında, cinsel ilişki için uyarılmaya bir hazırlık aşaması gereklidir.

Bu faaliyet doğrudan doğruya bedensel uyarılmayı içine almaz. Cinsel isteklerin uyarılması daha çok görme, koklama ve işitmeyle olur. Değişik türde uyarılmaların oluşturduğu cinsel atmosfer, cinsel istekleri doğal yoldan sağlar; vücut ve ruhu, her ikisini birleştirir.

Duyguları okşayan müzik, renkler, sanat, resimler, davranış ve kokuların önemi gayet iyi bilinir. Fakat bunların en önemlisi karşılıklı konuşmadır. Dr. Van De Velde cinsel ilişkiye hazırlık yollarının en etkilisinin konuşma olduğunu kesinlikle ileri sürmektedir. En önemlisi ise sevgidir ve bunun etkisi kendi kendisine telkin ve karşılıklı telkine bağlıdır.

Gündelik evlilik yaşamında konuşmanın önemini unuturuz. Koca içini çekip, şöyle söyleyebilir: “Ben sana sevgi üzerine ne biliyorsam, hepsini söyledim.” Evli bir kadın utangaç bir bakışla şöyle diyebilir: “Erkeğin görevi bu konuda kadınla konuşmaktır.” Her ikisi de haksızdır. Erkeğin okşamalarından mutluluk duyan kadın, tatlı aşk fısıltılarıyla karşılık verir. Kadın ara sıra bazı sözler duymak ister. Fakat, bu, her şey olup bittikten sonra, insanın nefesini kesici bir yığın sıfat işitmek istediği anlamına gelmez.

Kadın, “seni seviyorum”, gibi içten kelimelerin söylendiği bir konuşmadan mutlu olur. Her ne kadar erkek sevgi sözleri söylemeye pek fazla yanaşmasa da, kendisine sevgi dolu sözler söylendiğinde, bundan hiç de hoşlanmaz değildir. Hatta bu gibi sözler, onda cinsel istek bile uyandırabilir.

Erkek ve eşi, evlilik öncesi yılları ve evliliklerinin ilk zamanlarını anımsamalıdır. O zamanlar nasıl aşk fısıltılarının özlemini duymuşlardır! Sevgi dolu sözlerin onları sadece manevi sevgiye uyarmakla kalmadığını, aynı zamanda düzenli, sürekli kendisini yenileyen bir sevgiyi sağladığını hiç bir zaman unutmamalıdırlar.

Aşk oyununa götüren, gitgide koyulaşan atmosfer içinde, bölgesel uyarılma daha başlamadan, cinsel organların içindeki irade dışı salgılama çalışması başlar. Bu da cinsel ilişkilerin bir sonraki aşamasına, okşamalara götürür.

2. HAZIRLAYICI OKŞAMALAR

Cinsel ilişki öncesinde okşamalar sadece kadın için gerekli değildir; erkeğin de buna gereksinimi vardır. Heyecan öpüşmeyle başlar, kucaklamalarla, vücudun çeşitli kısımlarının, özellikle cinsel organların ilişkisiyle artar. Çoğunlukla okşamalara erkek başlar. Bu, evliliğin ilk zamanlarında yeterli olabilir; fakat kendisi okşamalara başlamayı reddeden kadın, kısa zamanda kocasının sevgisini yitirecektir. Öte yandan okşamalar salgılamayı artırır, kanın cinsel organlara dolmasını sağlar ve cinsel ilişki için hazırlıkları tamamlar.

Erkek, kadın kadar çok sıvı salgılamaz. Bu az oluş büyük bir sorun değildir. Fakat kaygan sıvıyı kadının çok az salgılaması, cinsel ilişkiyi zorlaştırır ve cinsel ilişkiden sonraki aktiflik üzerine olumsuz etki yapar.

Aşk fısıltıları kolayca okşamalara götürür; eşlerden biri ötekini yönetmeden, her ikisi birden aynı anda da buna başlayabilirler. Cinsel birleşim sırasında erkek ve kadın normal olarak bir sessizlikler ve karanlıklar dünyasına gömülürler ve böylece büyük bir zevk tadarlar. Fakat bu, odanın karanlık olması anlamına gelmez. Aşk fısıltıları ve arada dile getirilen mutluluk itirafları, çifte karşı konmaz, bedensel bir heyecan, libido sağlar ve onları sadece kendilerine ait olan bir dünyaya götürür.

Burada erkeğin ve kadının dikkat etmeleri için bazı uyarılarda bulunmak gerekir. Cinsel organlar başlangıçta daima yumuşak hareketlerle uyarılmalıdır. Daha sonra, salgılama başlayınca, uyarma gitgide artırılabilir. Başlangıçtaki birdenbire, şiddetli uyarma, acı hissi ve iltihaplanmaya neden olabilir.

Özellikle penisin baş kısmına sabırsızca yapılacak kuvvetli uyarmalardan kaçınılmalıdır. Bazıları kadının kaygan salgısı az olduğunda tükrüğe başvurur. Fakat buna tam anlamıyla güvenilmemelidir. Bunun yerine salgının doğal yoldan çıkışını başka şekilde sağlamaya çalışılmalıdır.

Tutkulu okşamalar, kuvvetli uyarılmanın tek yoludur. Dört gözle beklenen anda hareketlerin yavaşladığını ve yumuşadığını akıldan çıkarmamamız gerekir. Ritmik uyarmalar zevk duygusunu artırmak için çok etkili olabilir.

Evlilikte okşamalar, evlilik öncesindekilerden pek az farklıdır. Her türlü okşama, hatta cinsel organların ağız yolu ile uyarılması bile doğal ve normal olarak kabul edilmelidir. Eşlerden her biri, aralarına soğukluk girmemesi için, hangi çeşit okşamaya başvururlarsa vursunlar, vücutlarını temiz tutmalıdırlar. Her gece yatağa girmeden cinsel organlarını yıkamaya alışmalı, ilişkide bulunmasalar bile bunu savsaklamamalıdırlar.

Akşamları banyo yaptıktan sonra tuvalete giderlerse de yıkanmalıdırlar. Çünkü, cinsel organlar vücut dışkılarını dışarı atmaya da yarar. Bu gerçek, cinsel yaşamda unutulmamalıdır.

Etiketler: , , ,


DOST LiNKLER: > ForuM Forex Saglik Sorunlari lcd televizyon sehpasi film izle online film izle sinema izle ucretsiz sohbet bilgisayar servisi - toner dolum - saglik zayiflama chat siteleri cet sohbet siteleri cet sohbet siteleri mp3 indir escort bayan mirc konu anlatimi Video ndir Sohbet Chat Cografya Bilgi liseli sohbet odalar aksaray fiyatlarimodelleri.com pimapen fiyatlari sohbet chat slami Forum islam sohbet vizyon chat siteleri chat grup hepsi film izle film izle lig tv meyve sepeti knight online - yang fiyat sohbet kanallar canl sohbet karadeniz Sehidim.com Gazeteler sohbet okey film izle Divx ndir Kck Sirlar Sohbet Chat Escort Adult Forum | Damatlk modelleri | Mobilya dekorasyon kiz oyunlari Muhabbet film izle netlog Sohbet Sohbet odalar sohbet odalari sohbet online dizi izle dizi izle sohbet et Koxp Mirc sesli chat Koxp Sohbet indir prefabrik ev sohbet odalari sohbet kanallari mirc indir izlesene video Guncel Haberler 7 Gunde Sigarayi Birak