Sohbet, Bedava sohbet, Sohbet odalari, Chat, Canli Sohbet, cet, siber alem sohbet,sohbetci, alemsohbet, sohbet odalari, sohbetim, muhabbet, islami sohbet

     Nickinizi yazip sohbete baslayin 
 
 
sohbet



‘MÜSLÜM BABA’DAN CEZA İLE DÜET!








‘MÜSLÜM BABA’DAN CEZA İLE DÜET!






Haber: 'Müslüm Baba'dan Ceza ile Düet!


 


 


ARABESK MÜZİĞİN ‘BABA’SI Müslüm Gürses, ‘SANDIK’ ADLI YENİ ALBÜMÜNDE ‘İTİRAZIM VAR’ ŞARKISINA RAPÇİ CEZA İLE DÜET YAPTI ..


Arabesk müziğin usta yorumcusu Müslüm Gürses, yeni albümü ‘Sandık’ı şubat ayının ilk haftasında hayranlarıyla buluşturacak. Sezen Aksu, Fikret Kızılok, Ajda Pekkan ve Kenan Doğulu‘dan dinlemeye alışık olduğumuz şarkıları, kendine has yorumuyla seslendiren Müslüm Gürses; ‘Sandık’tan ilginç sürprizler de çıkaracak. ‘Sarıl Bana’ adlı parçada Öykü ve Berk Gürman Kardeşler’in Öykü’sü ile düet yapan ‘Müslüm Baba’, ‘İtirazım Var’ şarkısını da ünlü rapçi Ceza ile seslendirecek. Müslüm Gürses; Sunay Özgür ve Ender Akay’ın müzikal prodüktörlüğünde hazırlanan ‘Sandık’ albümünde farklı tarzlar deneyecek.


‘Severek sevişirim ve öpüşürüm’!!

Ekmek TeknesiKüçük Kadınlar’ın Elif’i Ekin Türkmen Hafta Sonu’na konuştu. ‘Ekmek Teknesi’nde Songül, ‘Acı Hayat’ta Özlem, ‘Menekşe ve Halil’de Zeynep, ‘Keloğlan Kara Prens’e Karşı’ filminde Külkedisi… Şimdi ise ‘Küçük Kadınlar’da Elif olarak izliyoruz… Elif’i senden dinleyelim kısaca…

Anne ve babasının ölümünden sonra birden büyümek zorunda kalan, çocuksu bir yanı olan bir abla. Daha önce tüm sorumluluklar anne ve babadayken mutlu bir çocukluk geçirmiş, ancak anne ve babanın ölümünden sonra hayatla yüzleşmek zorunda kalan bir kız. Elif’in temelleri sağlam, ona çok güveniyorum. Elif, asla faka basmaz. Dört kardeşi var ve onlara bakmak zorunda. Bir anda anne ve baba rolüne bürünüyor. Zor ama o üstesinden geliyor.

Gerçek hayatta böyle bir olay yaşasan,

Elif kadar fedakar olabilir misin?

Elbette fedakarlık yaparım, anne-baba rolüne bürünürüm; güçlüyümdür, kolay kolay pes etmem. Her zorluğun üstesinden gelebilirim. Sağlıklı olduktan sonra her şey halledilebilir. Ama ben biraz asiyim. Elif, çok sakin yaklaşıyor meselelere ama ben daha agresifim. Hakkım olanı sonuna kadar savunurum. Bu tür savaşçı tarafım vardır. İnsanlar ne olursa olsun mücadeleden kaçmamalı.

Ekin Türkmen, ilk kez ‘Ekmek Teknesi’ dizisinde geçti kamera önüne. İzmir’den İstanbul’a uzanan bir yol var. Modacı Ertan Kayıtken’in “Bir ışığın var” demesi, model olmak için İstanbul’a gelişin ve Osman Sınav’la tanışman… Oyunculuğun tesadüfen başladı diyebilir miyiz?

‘Ekmek Teknesi’ne başladığımda 18 yaşındaydım. Ondan önce modellik yapıyordum. Modacı Ertan Bey’le de o arada tanıştım. O benim İstanbul’a gitmem gerektiğini söylerdi hep. Daha sonra Best Model yarışmasına girdim. Şenay Akay ve Mehmet Akif Alakurt’un kazandığı seneydi. Beni o ara Osman Sınav’la tanıştırdılar. Osman Bey de “Ekin’in oynamasını istiyorum, çünkü onda oyunculuk mayası var” dedi. Beni keşfeden o oldu.

İzmirli kızlar daha mı güzel ve yetenekli oluyorlar, yoksa o bölgenin şansı mı var, nedir bu?

(Gülüyor) Özgüveni yüksek kızlardır İzmirli kızlar. Mutlular, aydın insanlar. O sıcaklık, hava farklı. Bu nedenle İstanbul’a geldiklerinde pırıl pırıl görünüyorlar. İzmir’e gittiğinizde birden içiniz açılır. Farklıdır İzmir.

Best Model’a katıldın. Aynı dönemden Kıvanç Tatlıtuğ ile sonra Kenan İmirzalıoğlu ile tanıştın. Ama çok kısa süre sonra ‘Ekmek Teknesi’ dizisiyle kamera önüne geçtin. Bu bir şans mıydı, yoksa daha sonra gelse daha mı iyi olurdu?

Zamanlaması çok iyiydi elbette. Çünkü benim aklımda oyunculuk yoktu. Belki daha erken bile olmalıydı. Sonra öyle bir kadroyla başlamam iyi oldu.

Modellik defteri kapandı mı?

Evet, modellik artık yok.

Haliç Üniversitesi Tiyatro Bölümü’ne girdin, mezun oldun. Oyunculukta eğitimin önemine inanlardan mısın?

Kesinlikle eğitimin önemine inanıyorum. Yalnız oyunculukta değil, her işte eğitim almak şart. Bazı yetenekler elbette doğuştandır. Ama onları eğitimle geliştirmek gerekir. Keşke fırsatını bulabilsem, oyunculuk konusunda

yurt dışında da eğitim alabilsem…

Bir ara Amerika’ya gidip oyunculukla ilgili dersler almayı hedeflediğini söylüyordun…

Tam gitmeye karar vermiştim ki, ‘Küçük Kadınlar’ başladı. Çok istiyorum, eğitim çok önemli ve herkes eğitim almalı.

Bugüne kadar seni en çok etkileyen rol hangisi oldu?

Ben komedi oynamayı çok seviyorum. ‘Kısmetim Otel’ adlı bir dizi vardı, altı bölüm sonra reyting nedeniyle yayından kalkmıştı. Oradaki rolümü çok sevmiştim.

‘Menekşe ile Halil’de sevenleri ayırdığın için senden nefret eden oldu mu?

Avukat Zeynep’in de haklı yanı vardı, çünkü o da aşıktı. Bu nedenle büyük tepkiler, olumsuz yaklaşımlar olmadı. Ben hangi rolü oynarsam oynayayım, yakıştırıyorlar, beğeniyorlar. Eleştirelere de saygı duyarım.

Peki, Ekin Türkmen’in hayatında şu anda aşk var mı? Yoksa dizideki Elif gibi hayat mücadelesinden aşka meşke ayıracak zamanın yok mu?

Bu yoğun tempoda ne yazık ki aşkı yaşayacak zamanım yok. Eve gidip uyuyorum, sete gidip çalışıyorum. Bu kısır döngü içinde aşkın beni bulması da zor.

Oyunculuk bir aşksa sana göre, bu hep dizilerde mi sürecek, yoksa arada bir tiyatro olacak mı?

Tiyatro var aslında. Geçen sezon oynadık, bu sezon belli değil. ‘Dalga’ adlı bir oyunumuz bu. Geçen yıl birçok ödül aldık. ‘Afife Jale’den ödül geldi. Benimle ilgili de olumlu eleştiriler geldi. Tiyatro çok başka bir heyecan. ‘Dalga’ perde açarsa, sevinerek gider oynarım. Ama yeni bir oyuncu için zamanım yok.

Arkadaşınla birlikte kurduğunuz ‘Fol ve Yumurta’ adlı şirketten konuşalım mı?

Bu bir fikir müessesesi öncelikle. Obje tasarımları yapıyoruz. Aynı zamanda hayatı kolaylaştıracak pratik fikirler geliştiriyoruz. Çok yeni bir markayız. Tasarımlarımızı yaptıktan sonra kendimizi anlatmak daha kolay olacak. Çevreye duyarlı çalışmalar yapmak istiyoruz. Aynı zamanda sosyal sorumluluk projelerinin üzerinde duruyoruz. Ben özellikle hayvanlarla ilgili şeyler yapmak niyetindeyim. Sizin aracılığınızla sponsorlar aradığımı da buradan duyurmak istiyorum. Şu andaki projem; kütüphanesi olmayan okullara kütüphaneler yaptırmak. Gaziosmanpaşa’daki Taya Kadın İlköğretim Okulu’ndan başlıyoruz. İlk kütüphanemiz oraya olacak. Bunu biz yapacağız. Sonrasında Türkiye çapında yapmak arzusundayız. İş adamlarımız bu konularda sponsor olursa çok sevinirim.

Ekonomik kriz ‘Küçük Kadınlar’ı ve seni etkiledi mi?

Aslında bizi etkilemedi diyebilirim. Çünkü biz küçük bir kadroyuz. Ayrıca düşük bütçeli bir proje bizimkisi.

Ekin Türkmen’in oyuncu olarak kuralları var mı? Çok iyi bir yönetmenle ve senaryoyla sınırların ne olur? Çıtayı nereye yükseltirsin?

Bir yanda öpüşmemekte sevişmemekte direnen oyuncular var, diğer yanda oyuncu gibi rolüne hazırlananlar. Bu çok zor bir konu. Bana göre hiçbir gerçek oyuncunun kuralları yoktur. Ama bazı projelerde oyuncu gerçekten olmak istemiyor. Çünkü oradaki öpüşme ve sevişme sahnesi sadece ve sadece reklam amacıyla çekiliyor. Böyle bir projede olmak istemem, kabul etmem. Ama sevişme ve öpüşme, o senaryoda olmazsa olmaz sahnelerdense, severek sevişirim, öpüşürüm.


‘Severek sevişirim ve öpüşürüm’!!

ekmekKüçük Kadınlar’ın Elif’i Ekin Türkmen Hafta Sonu’na konuştu. ‘Ekmek Teknesi’nde Songül, ‘Acı Hayat’ta Özlem, ‘Menekşe ve Halil’de Zeynep, ‘Keloğlan Kara Prens’e Karşı’ filminde Külkedisi… Şimdi ise ‘Küçük Kadınlar’da Elif olarak izliyoruz… Elif’i senden dinleyelim kısaca…

Anne ve babasının ölümünden sonra birden büyümek zorunda kalan, çocuksu bir yanı olan bir abla. Daha önce tüm sorumluluklar anne ve babadayken mutlu bir çocukluk geçirmiş, ancak anne ve babanın ölümünden sonra hayatla yüzleşmek zorunda kalan bir kız. Elif’in temelleri sağlam, ona çok güveniyorum. Elif, asla faka basmaz. Dört kardeşi var ve onlara bakmak zorunda. Bir anda anne ve baba rolüne bürünüyor. Zor ama o üstesinden geliyor.

Gerçek hayatta böyle bir olay yaşasan,

Elif kadar fedakar olabilir misin?

Elbette fedakarlık yaparım, anne-baba rolüne bürünürüm; güçlüyümdür, kolay kolay pes etmem. Her zorluğun üstesinden gelebilirim. Sağlıklı olduktan sonra her şey halledilebilir. Ama ben biraz asiyim. Elif, çok sakin yaklaşıyor meselelere ama ben daha agresifim. Hakkım olanı sonuna kadar savunurum. Bu tür savaşçı tarafım vardır. İnsanlar ne olursa olsun mücadeleden kaçmamalı.

Ekin Türkmen, ilk kez ‘Ekmek Teknesi’ dizisinde geçti kamera önüne. İzmir’den İstanbul’a uzanan bir yol var. Modacı Ertan Kayıtken’in “Bir ışığın var” demesi, model olmak için İstanbul’a gelişin ve Osman Sınav’la tanışman… Oyunculuğun tesadüfen başladı diyebilir miyiz?

‘Ekmek Teknesi’ne başladığımda 18 yaşındaydım. Ondan önce modellik yapıyordum. Modacı Ertan Bey’le de o arada tanıştım. O benim İstanbul’a gitmem gerektiğini söylerdi hep. Daha sonra Best Model yarışmasına girdim. Şenay Akay ve Mehmet Akif Alakurt’un kazandığı seneydi. Beni o ara Osman Sınav’la tanıştırdılar. Osman Bey de “Ekin’in oynamasını istiyorum, çünkü onda oyunculuk mayası var” dedi. Beni keşfeden o oldu.

İzmirli kızlar daha mı güzel ve yetenekli oluyorlar, yoksa o bölgenin şansı mı var, nedir bu?

(Gülüyor) Özgüveni yüksek kızlardır İzmirli kızlar. Mutlular, aydın insanlar. O sıcaklık, hava farklı. Bu nedenle İstanbul’a geldiklerinde pırıl pırıl görünüyorlar. İzmir’e gittiğinizde birden içiniz açılır. Farklıdır İzmir.

Best Model’a katıldın. Aynı dönemden Kıvanç Tatlıtuğ ile sonra Kenan İmirzalıoğlu ile tanıştın. Ama çok kısa süre sonra ‘Ekmek Teknesi’ dizisiyle kamera önüne geçtin. Bu bir şans mıydı, yoksa daha sonra gelse daha mı iyi olurdu?

Zamanlaması çok iyiydi elbette. Çünkü benim aklımda oyunculuk yoktu. Belki daha erken bile olmalıydı. Sonra öyle bir kadroyla başlamam iyi oldu.

Modellik defteri kapandı mı?

Evet, modellik artık yok.

Haliç Üniversitesi Tiyatro Bölümü’ne girdin, mezun oldun. Oyunculukta eğitimin önemine inanlardan mısın?

Kesinlikle eğitimin önemine inanıyorum. Yalnız oyunculukta değil, her işte eğitim almak şart. Bazı yetenekler elbette doğuştandır. Ama onları eğitimle geliştirmek gerekir. Keşke fırsatını bulabilsem, oyunculuk konusunda

yurt dışında da eğitim alabilsem…

Bir ara Amerika’ya gidip oyunculukla ilgili dersler almayı hedeflediğini söylüyordun…

Tam gitmeye karar vermiştim ki, ‘Küçük Kadınlar’ başladı. Çok istiyorum, eğitim çok önemli ve herkes eğitim almalı.

Bugüne kadar seni en çok etkileyen rol hangisi oldu?

Ben komedi oynamayı çok seviyorum. ‘Kısmetim Otel’ adlı bir dizi vardı, altı bölüm sonra reyting nedeniyle yayından kalkmıştı. Oradaki rolümü çok sevmiştim.

‘Menekşe ile Halil’de sevenleri ayırdığın için senden nefret eden oldu mu?

Avukat Zeynep’in de haklı yanı vardı, çünkü o da aşıktı. Bu nedenle büyük tepkiler, olumsuz yaklaşımlar olmadı. Ben hangi rolü oynarsam oynayayım, yakıştırıyorlar, beğeniyorlar. Eleştirelere de saygı duyarım.

Peki, Ekin Türkmen’in hayatında şu anda aşk var mı? Yoksa dizideki Elif gibi hayat mücadelesinden aşka meşke ayıracak zamanın yok mu?

Bu yoğun tempoda ne yazık ki aşkı yaşayacak zamanım yok. Eve gidip uyuyorum, sete gidip çalışıyorum. Bu kısır döngü içinde aşkın beni bulması da zor.

Oyunculuk bir aşksa sana göre, bu hep dizilerde mi sürecek, yoksa arada bir tiyatro olacak mı?

Tiyatro var aslında. Geçen sezon oynadık, bu sezon belli değil. ‘Dalga’ adlı bir oyunumuz bu. Geçen yıl birçok ödül aldık. ‘Afife Jale’den ödül geldi. Benimle ilgili de olumlu eleştiriler geldi. Tiyatro çok başka bir heyecan. ‘Dalga’ perde açarsa, sevinerek gider oynarım. Ama yeni bir oyuncu için zamanım yok.

Arkadaşınla birlikte kurduğunuz ‘Fol ve Yumurta’ adlı şirketten konuşalım mı?

Bu bir fikir müessesesi öncelikle. Obje tasarımları yapıyoruz. Aynı zamanda hayatı kolaylaştıracak pratik fikirler geliştiriyoruz. Çok yeni bir markayız. Tasarımlarımızı yaptıktan sonra kendimizi anlatmak daha kolay olacak. Çevreye duyarlı çalışmalar yapmak istiyoruz. Aynı zamanda sosyal sorumluluk projelerinin üzerinde duruyoruz. Ben özellikle hayvanlarla ilgili şeyler yapmak niyetindeyim. Sizin aracılığınızla sponsorlar aradığımı da buradan duyurmak istiyorum. Şu andaki projem; kütüphanesi olmayan okullara kütüphaneler yaptırmak. Gaziosmanpaşa’daki Taya Kadın İlköğretim Okulu’ndan başlıyoruz. İlk kütüphanemiz oraya olacak. Bunu biz yapacağız. Sonrasında Türkiye çapında yapmak arzusundayız. İş adamlarımız bu konularda sponsor olursa çok sevinirim.

Ekonomik kriz ‘Küçük Kadınlar’ı ve seni etkiledi mi?

Aslında bizi etkilemedi diyebilirim. Çünkü biz küçük bir kadroyuz. Ayrıca düşük bütçeli bir proje bizimkisi.

Ekin Türkmen’in oyuncu olarak kuralları var mı? Çok iyi bir yönetmenle ve senaryoyla sınırların ne olur? Çıtayı nereye yükseltirsin?

Bir yanda öpüşmemekte sevişmemekte direnen oyuncular var, diğer yanda oyuncu gibi rolüne hazırlananlar. Bu çok zor bir konu. Bana göre hiçbir gerçek oyuncunun kuralları yoktur. Ama bazı projelerde oyuncu gerçekten olmak istemiyor. Çünkü oradaki öpüşme ve sevişme sahnesi sadece ve sadece reklam amacıyla çekiliyor. Böyle bir projede olmak istemem, kabul etmem. Ama sevişme ve öpüşme, o senaryoda olmazsa olmaz sahnelerdense, severek sevişirim, öpüşürüm.


Tefekkür

Herhangi bir mesele hakkında düşünme, zihni yorma, derin düşünme ve işin şuuruna varma.

Tefekkere fiili, üç harfli olan “fekere” fiilinden türemiştir. Fekere kök fiili ve ondan türemiş olan tefekkere, efkere, fekkere ve iftekere fiilleri aynı anlamdadırlar. Tefekkürün zıddı, fikirsizlik ve düşüncesizlik demektir.

Tefekkür, insana mahsus bir özelliktir. İnsan, tefekkür sayesinde diğer varlıklardan ayrılır ve üstün olur. Tefekkür ancak kalpte tasavvuru mümkün olan şeyler hakkında yapılabilir. Onun için, ALLAH’ın yarattığı varlıklar hakkında tefekkür mümkündür. Fakat ALLAH’ın zatı hakkındaki tefekkür mümkün değildir. Çünkü ALLAH hiç bir şekilde suret olarak vasıflandırılamaz ve şekil olarak hayal edilemez (el-İsfahânî, el-Müfredât, İstanbul 1986, 578).

Hz. Muhammed (s.a.s)’e en çok etki eden ayetlerden biri, tefekkürle ilgilidir. İki kişi Hz. Âîşe (r.a)’ı ziyaret etmişler. Onlardan biri, “Hz. Muhammed (s.a.s)’de gördüğünüz etkileyici bir şeyi bize anlatır mısınız?” deyince, Hz. Âîşe (r.an) şöyle demiştir:

“Resulullah (s.a.s) bir gece kalktı, abdest alıp namaz kıldı. Namazda çok ağladı. Gözlerinden akan yaşlar sakallarını ve secde esnasında yerleri ıslattı. Sabah ezanı için gelen Hz. Bilâl (r.a):

“Ya Resulullah (s.a.s)! Geçmiş ve gelecek bütün günahlarınız affedildiği halde, sizi ağlatan nedir?” deyince, o: “Bu gece Yüce ALLAH bir ayet indirdi. Beni bu ayet ağlatmaktadır” dedi ve ayeti okudu:

Göklerin ve yerin yaratılışında, gecenin ve gündüzün gidip gelişinde elbette aklıselim sahipleri için ibret verici deliller vardır (Âl-i İmrân, 3/190).

Ondan sonra Resulullah (s.a.s): “Bu ayeti okuyup da üzerinde tefekkürde bulunmayan, düşünmeyen kişilere yazıklar olsun” dedi.

Bu ayette, tefekküre davet edilen akıl sahiplerinin durumunu açıklayan bir sonraki ayetin meâli de şöyledir:

Onlar ayakta, oturarak ve yanları üzerine yatarken ALLAH’ı anarlar, gözlerin ve yerin yaratılışı üzerinde tefekkür ederler (düşünürler). Rabbimiz (derler), bunu boş yere yaratmadın, sen yücesin, bizi ateş azabından koru!..” (Âl-i İmrân, 3/191).

İbn Abbas (r.a)’ın naklettiğine göre, bazı insanlar ALLAH’ın zatı hakkında düşünmek istediler. Bunun üzerine Hz. Muhammed (s.a.s) bu hususta şu açıklamada bulundu:

“ALLAH’ın yarattıkları hakkında düşünün. ALLAH’ın zatını düşünmeyin. ALLAH’ın şahsı hakkında düşünmeye güç yetiremezsiniz”

Lokman (a.s) yalnız başına tenha bir yerde oturup tefekkürde bulunurdu. Kendisine: “Niye yalnız oturuyorsun? İnsanlarla oturup sohbette bulunsan, daha iyi olmaz mı?” diye sormuşlar. Lokman (a.s) şu cevabı vermiştir: “Uzun süre yalnız kalmak, tefekküre daha müsaittir. Uzun süre tefekkürde bulunmak da, insanı cennetin yoluna sevkeder”

Ömer b. Abdülaziz tefekkür hakkında şöyle demiştir: “Yüce ALLAH’ın nimetlerini düşünmek, en faziletli ibâdetlerdendir”.

İmâm Şafiî de: “Herhangi bir konuda hüküm çıkarırken, tefekkürden faydalanın” diyerek, tefekkürün usûl ilmindeki önemine işâret buyurmuştur (Gazzâli, İhya, Beyrut, t.y. IV, 423 vd.)

Tefekkürün neticesinde insan geniş bir ilme sahip olur. İnsanın ilmi artınca da, kalbinin hali değişir. Onun neticesinde de, insanın hali ve hareketleri değişir. Görülüyor ki insanın bilgisinin artması ve davranışlarının düzelmesi, tefekkürle başlar. Onun için Yüce ALLAH Kur’an’da çeşitli hususları dile getirdikten sonra “… Şüphesiz bunda tefekkür eden (düşünen) insanlar için ibretler vardır” (en-Nahl, 16/11) demektedir. İnsanları tefekküre davet eden bu ifade Kur’an’da beş yerde daha geçmektedir (er-Ra’d, 13/3; en-Nahl, 16/69; er-Rûm, 30/21; ez-Zumer, 39/42; el-Casiye, 45/13).

Tefekkürle aynı kökten meydana gelen kelimeler, Kur’an’da onsekiz yerde geçmektedir.

Kur’an’da birçok ayette, akıl erdiren, düşünen, bilen insanlar için ibretler vardır denmekte ve tefekkür anlamını ifâde eden pek çok kelime kullanılmaktadır.

Olumlu tefekkür olduğu gibi, olumsuz tefekkür de vardır. Doğru olmayan tefekkürün neticesi de doğru olmaz. Ancak salim kalbe sahip olan insanların tefekkürü sağlıklı olabilir. İslam dininin istediği tefekkür, hiç şüphesiz sağlıklı olanıdır. İnsanları bu olumlu tefekküre davet eden bazı ayetlerin meâli şöyledir:

“O’dur ki arzı uzattı, orada sabit dağlar ve ırmaklar var etti. Orada bütün meyvelerden iki çift yarattı. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor. Şüphesiz bunda tefekkür eden (düşünen) bir toplum için ayetler vardır” (er-Ra’d, 13/3)

“O’dur ki, sizin için gökten bir su indirdi. İçecekleriniz ondandır ve hayvanları otlattığınız ağaçlar, bitkiler ondan sulanıp filizlenmektedir. Onunla size ekin, zeytin, hurma, üzümler ve her çeşit meyvelerden bitirmektedir. Şüphesiz bunda, tefekkür eden (düşünen) bir toplum için (yaratıcının varlığına, kudretine ve hikmetine) işaret vardır” (en-Nahl, 16/10,11).

“Biz bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, ALLAH’ın korkusundan onu, baş eğmiş, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri, tefekkür etsinler diye insanlara veriyoruz” (el-Haşr, 59/21) İslâm’ın bu kadar önem verdiği olumlu tefekkür, insanı taklitçilikten kurtarmaktadır. Meselâ, “dünya hayatı geçicidir; ahiret hayatı ise ebedidir. Ebedi olan şeyi geçici olan şeyden üstün tutmak daha iyidir” şeklindeki bir nasihatı dinleyip ahiret için çalışan insan, başkasını taklit ederek kendisini iyi yola sevketmiş olur. Fakat tefekkürün yani derin bir düşüncenin neticesinde bu kanaata varan ve ona göre bilinçli hareket eden kişi, her zaman için daha kârlı çıkar. Bilerek kötü şeyden korunmuş ve iyiyi tercih etmiş olur. Aynı zamanda başkalarını taklit etmekten kurtulur; kendisi başkalarına yol gösterir.

Nureddin TURGAY



DOST LiNKLER: > ForuM Forex Saglik Sorunlari lcd televizyon sehpasi film izle online film izle sinema izle ucretsiz sohbet bilgisayar servisi - toner dolum - saglik zayiflama chat siteleri cet sohbet siteleri cet sohbet siteleri mp3 indir escort bayan mirc konu anlatimi Video ndir Sohbet Chat Cografya Bilgi liseli sohbet odalar aksaray fiyatlarimodelleri.com pimapen fiyatlari sohbet chat slami Forum islam sohbet vizyon chat siteleri chat grup hepsi film izle film izle lig tv meyve sepeti knight online - yang fiyat sohbet kanallar canl sohbet karadeniz Sehidim.com Gazeteler sohbet okey film izle Divx ndir Kck Sirlar Sohbet Chat Escort Adult Forum | Damatlk modelleri | Mobilya dekorasyon kiz oyunlari Muhabbet film izle netlog Sohbet Sohbet odalar sohbet odalari sohbet online dizi izle dizi izle sohbet et Koxp Mirc sesli chat Koxp Sohbet indir prefabrik ev sohbet odalari sohbet kanallari mirc indir izlesene video Guncel Haberler 7 Gunde Sigarayi Birak